Göstergebilimin ABC'si
Baskı Tarihi : 2014
Sayfa Sayısı : 160
Fiyat : 15,00 TL

satın al

Göstergebilimin ABC'si


Mehmet Rifat

 

 

İnsanı kuşatan anlamlar evreninde iletişim amacıyla kullanılan doğal dillerin yanı sıra davranışlar, toplumsal törenler, mitler, tiyatro, sinema, resim, müzik, edebiyat, moda, mimarlık, reklamcılık anlamlı birimler diye tanımlayabileceğimiz “gösterge”lerden oluşan sistemlerin bazıları. Göstergebilimin (semiyotik ya da semiyoloji) amacı da bu anlamlı bütünleri kavrayabilecek bir çözümleme ve yorumlama modeli sunmak. Mehmet Rifat’ın kaleme aldığı Göstergebilimin ABC’si, söz konusu bilim dalının işlevini, tarihçesini, çağdaş kuramlarını, bu kuramlara bağlı temel kavramları, ilkeleri, yayınları ayrıntılı biçimde vermekte, göstergebilimin hem edebiyata hem de çeviri olgusuna bakışını yorumlamakta ve ayrıca göstergebilimsel çözümleme modelinin bir anlatıya (masal metnine) nasıl uygulanacağını sergilemekte. Göstergebilimin ABC’si, “gösterge yorumcuları”nın yanlarında taşıyabilecekleri bir yol gösterici.
 
 
 
Göstergebilime giriş kılavuzu
 
Mehmet Rifat
 
10/07/2009
 
'Göstergebilimin ABC'si', bu alandaki bütün çalışmaları olabildiğince sınıflandırıp, nitelikleri hakkında bilgi verirken bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramların Türkçede ne ifade ettiğini ve bu kavramların göstergebilim çözümlemelerinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda ilk elden bilgiler veriyor.
 
RIZA KIRAÇ
 
 
 
Türkiye’de göstergebilim alanında önemli çalışmalarıyla tanınan Mehmet Rifat, eleştiri kuramları, yorumbilim, edebiyat eleştirisi, Fransız edebiyatı, dilbilim, çeviri kuramı ve incelemesi alanlarında ürünler veren önemli bir kuramcımız. Bu alanlarda otuz yıldan fazladır eleştiri yazılarıyla, kitaplarıyla, çevirileriyle, verdiği derslerle kültür hayatımıza dikkate değer katkılarda bulunan Mehmet Rifat’ın ilk baskısı 1992 yılında yapılan Göstergebilimin ABC’si’nin genişletilmiş yeni baskısı Say Yayınları tarafından yapıldı.
 
Sekiz ana bölümden oluşan Göstergebilimin ABC’si, göstergebilimin genel bir tanımı, anlatı çöz(ümle)me stratejisi olarak göstergebilim, götergebilimin tarihçesi, metin eleştirisini etkileyen iki göstergebilimsel model: eyleyenler modeli/işlevler modeli, temel yapı çözümlemesinde başvurulan göstergebilimsel dörtgen modeli, göstergebilim açısından yazınsallık kavramı, göstergebilim açısında çeviri etkinliği ve çeviri kuramı bölümlerinin ardından göstergebilim ve bir masal çözümlemesi bölümünde kuramın Kırmızı Başlıklı Kız masalına uygulanma yöntemini anlatıyor.
Mehmet Rifat, kitabının ilk bölümünde göstergebilimin genel bir tanımını yapıyor ve “Türkçede göstergebilim diye adlandırılan bilim dalı da en yalın tanımıyla, gösterge dizgelerinin işleyişini bilimsel bir yöntemle inceler ve betimler. Ne var ki bu tanım, göstergebilimin kalkış noktasını belirler ve daha çok, yalın gösterge dizgeleri için geçerlidir” diyor. (s. 12) Göstergebilim keskin tanımlara sıkıştırılamayacak denli geniş bir düşünce, uygulama alanı olan ve gelişim tarihi sürecinde uygulandığı alan içinde yeniden yeniden tanımlanma ihtiyacı duyulan bir kavram.
 
Göstergebilim bilim mi?
 
Dil, edebiyat, resim, sinema, tiyatro, mimarlık, müzik ve hemen hemen sanatın diğer bütün dallarında verilen eserlere yaklaşım çözümleme biçimi konusunda bir kuram olarak özellikle son altmış yıldır ağırlığı hissedilen göstergebilim, bir kuram olarak uygulama alanları genişledikçe eleştiri hayatımızda daha çok yer almaya ve tartışılır olmaya başladı. Dilin, göstergelerin, günlük yaşamımızda kullandığımız çeşitli işaret, sembol vb.’nin üzerine çalışan göstergebilimciler uzun yıllara yayılan bu çalışmalar sonunda bir ‘üst dil’ oluşturdu. Bu üst dilin ilk ürünlerini ‘50’li yıllara doğru görmeye başlarız. Özellikle yapısalcı çözümlemeleri ve Fransız göstergebilimcilerin çabaları, yapısalcı, post-yapısalcı kuramcılara ilham kaynağı olur.
 
Gösterge kavramı üstüne düşünülmesinin tarihçesi Eskiçağlara dek uzanır. “17. ve 18. Yüzyılda da genel bir dil ve anlam kuramı tasarlayan Locke, Leibniz, Diderot, Condillac, Lambert gibi felsefeciler göstergelerle ve anlam taşıyan biçimlerle ilgilendiler.” (s. 28)
 
F. de Saussure ve Roland Barthes daha çalışmalarının başında göstergebilimin bir bilim olmadığını ancak göstergebilimin gelişime açık bir yöntem, işlenmesi gereken ve durmaksızın yeni alanlarda uygulanabilecek bir düşünüş olduğunu vurgularlar.
 
Roland Barthes’ın 1964 yılında yayımladığı ancak 1979 yılında Kültür Bakanlığı yayınlarından yayımlanan, Berke Vardar ve Mehmet Rifat’ın çevirdiği Göstergebilim İlkeleri adlı kitabının giriş bölümünde, “Göstergebilim henüz kurulmuş değil. Onun için bu inceleme yönteminin hiçbir elkitabı bulunmaması doğal. Bir de şu var: Göstergebilim geniş kapsamından ötürü çünkü tüm gösterge dizgelerinin bilimi niteliği taşıyacak ancak bütün bu dizgeler görgül yoldan belirlenip oluşturulduğunda öğretici yapıtlara konu olabilecek. Ne var ki bu çalışmayı adım adım ileri götürebilmek için, belli bir bilgi birikimi de zorunludur. Hem ürkek hem de gözüpek bir hazırlayıcı bilgiyle aşılması gereken bir kısırdöngü bu. Ürkek diyoruz, çünkü bugün için göstergebilimsel bilgi, dilbilimsel bilginin ancak bir öyküntüsü olabilir; gözüpek diyoruz, çünkü, hiç değilse tasarı olarak, dilsel olmayan konulara da şimdiden uygulanabilmelidir” diyordu.
 
Bugün göstergebilim bir bilim mi diye sormanın anlamı olmasa gerek, ancak göstergebilimin uygulama alanları özellikle yazında ve görsel sanatlarda dünyaya bakış açımızda önemli bir felsefi, kültürel birikime yol açtığını hiç düşünmeden söyleyebiliriz.
 
Göstergebilimin ABC’si bu alandaki bütün çalışmaları olabildiğince sınıflandırıp, çalışmaların nitelikleri hakkında bilgi verirken bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramların Türkçede ne ifade ettiğini ve bu kavramların göstergebilim çözümlemelerinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda ilk elden bilgiler veriyor.
 
 
 
Göstergebilimin Dünyada Gelişimi
 
Mehmet Rifat, kitabın göstergebilimin tarihçesi bölümünde kuramın gelişimine hizmeti geçen bütün önemli isimlere yer veriyor. Özellikle adı anılması gereken birçok isim var ancak bu yazının kapsamına bütün bunları sığdırmak mümkün değil. Yine de doğrudan göstergebilim kuramı içinde yer almasa da anlatı yapılarının çözülmesi yönünden kayda değer çalışmalar yapan Rus Vladimir Propp’un masallar üzerine çözümlemelerine özel bir önem atfettiğini söyleyebiliriz. “Rus biçimcilerden biri olan V. Propp bu kitabında (Masalın Biçimbilimi) Rus halk masallarını eşsüremli (senkronik) bir incelemeyle ele almış ve olağanüstü temel yapısını ortaya çıkartmıştır. V. Propp’a göre masallar görünürdeki çeşitlilikleri, çok renklilikleri altında değişmeyen ‘temel işlevler’ içerirler. Bu anlatı çözümlemesinin amacı da eşsüremli bir incelemeyle bu temel işlevleri saptayarak, masalın yapısını ortaya çıkartmaktır. V. Propp, işlevleri masal kişilerinin eylemlerinde ara Onun işlevler diye adlandırdığı eylemler, masalın olay örgüsü, anlatı zinciri (anlatı sözdizimi) içinde sürekli var olan öğelerdir. V. Propp bu eylemleri, kişilerin, masallarda değişik niteliklere bürünmüş durumlarında soyutlayarak ele alır.” (s. 39)
Göstergebilimin gelişim aşamasında A. J. Greimas’ın çevresinde kurulan ama dünyanın birçok ülkesinde üyesi bulunan Paris Göstergebilim Okulu önemli bir yer tutuyor. Göstergebilimi betimsel düzey, yöntembilimsel düzey, bilimkurgusal düzey olarak üç ana başlıkta inceleyen Greimas’ın geliştirdiği kuram içinde, “Göstergebilimin dayandığı belitler arasında özellikle bağıntı (ya da ilişki) kavramı önemli bir yer tutar. Çünkü göstergebilim anlamların eklemlenişini araştırmaya yönelirken ‘anlam, bağıntıdan, ayrılıktan doğar’ ilkesini kalkış noktası olarak saptamıştır. Bağıntı tanıtlanmamış bir kavramdır ama bu kavramdan kalkılarak oluşturulacak tutarlı bir bütün içinde bağıntı kavramı da bir değer kazanmış olur.” (s. 57)
 
Göstergebilimde ‘yazın’ kavramını ortaya atan ve göstergebilimin sadece metinleri incelemek için değil aynı zamanda ‘yazın’ üretmek için önemli bir kuram olduğu noktasında duran Roland Barthes’ın göstergebilimle ilişkisini dört ana başlıkta açıklayan Mehmet Rifat, “R. Barthes’ın sunduğu metin kuramının sonuçta tek isteği vardır; bu, ortaya çıkacak yorumun da bir metin olmasıdır. Dolayısıyla R. Barthes söz konusu dönemdeki (4. Dönem) göstergebilim derslerinde ve yazılarında, eleştirmenlerden, araştırmacılardan, profesörlerden çok, okuyan ve yazı üreten kişilere seslenir. Artık hem bir metni okurken hem de bu metin üstüne bir yazar olarak yeni bir metin, bir yazı üretirken haz duyma, tad alma söz konusudur” der. (s. 63)
 
Roland Barthes’ın 1964 yılında bahsini ettiği ve olmaması doğal dediği “göstergebilimin elkitabı” elkitabı olmasının ötesinde, güncellenmiş, Göstergebilimin ABC’si adlı genişletilmiş baskıyla elimizin altında. Üstelik Mehmet Rifat’ın titiz, ayrıntılı ve usta bir dille kaleme aldığı kitabın sonundaki kaynakçayla, Türkçede göstergebilimle ilgili başlıca çalışmalardan örneklerle, çeviri yapıtlarla, kavram diziniyle bu konuya ilgi duyan ya da kuramsal çalışma yapma niyetindeki herkesin elinin altında olması gereken bir kılavuz.

 


Mehmet Rifat

Yazar hakkında daha fazla bilgi için üzerine tıklayın.

Kitabın Adı
Göstergebilimin ABC'si
Özgün Adı
-
ISBN
978-975-468-816-0
Fiyat
15,00 TL
Sayfa Sayısı
160
Ebat
13,5 x 19,5 cm
Yayınevi
Say Yayınları
Yayın Tarihi
2014
Yazar
Mehmet Rifat
Çevirmen
-
Editör
-
Yayına Hazırlayan
-
Kapak Tasarım
-

Kategoriler : ABC dizisi
Etiketler : ABC dizisi Semiyotik Semiyoloji

ABC dizisi

ABC dizisi kategorisinin tüm kitaplarını görmek için tıklayınız.